AİLEMİN GELECEĞİYİM
Babasının alkolik olması nedeniyle sürekli sorunlar yaşayan bir kızı düşünün. Bu kız alkolik bir adamla hayatta evlenmez deriz değil mi? Ya da annesinin ilgisizliğinden, sevgi azlığından yani soğukluğundan sürekli şikâyetçi olan bir erkeği düşünün. “Bu adam annesi gibi soğuk bir kişiliği olan bir kadınla kesinlikle evlenmez” deriz değil mi? Ama durum hiç de bildiğimiz ya da sandığımız gibi olmayabiliyor. Nasıl mı?
Her çocuk sahip olduğu aile düzeninden ciddi bir biçimde etkilenir. Aile içindeki ilişkileri benimseyen, kabullenen bir çocuk koşullar olanak sağladığında benimsediği, alıştığı aile ortamını yaratmaya girişir. Daha doğrusu çocuk zamanı geldiğinde kendi alıştığı, bildiği aile türünü oluşturabilir. Yukarıdaki “nasıl mı?” sorusuna cevaben bu nedenledir ki babası alkolik olan bir kız bu yüzden babasıyla ciddi sorunlar yaşamış olsa bile alkolik bir adamla evlenebilir. Aynı şekilde annesinin ilgi ve sevgi azlığından yakınan bir erkek ise annesinin bu tutumundan rahatsızlık duysa bile annesi gibi soğuk karakterli bir kadınla evlenebilir. Böylece aile içindeki roller kuşaktan kuşağa kendisini yineleyebilir. Sizi bilmem ama bana gerçekten şaşırtıcı geldi.
Örnek verdiğim iki durumun da her zaman böyle sonuçlanacağını söyleyemem. Tabi ki verdiğim örnekleri çürüten başka durumlar da olacaktır. Ama her çocuk olumlu ya da olumsuz anlamda ailesini yansıtıyorsa, ailesinden izler taşıyorsa ve ailedeki bireylerin kişilik yapılarının çocuğun kişiliğini şekillendirmede önemi bir etkisinin olduğu düşünülürse verdiğim örneklerin haklılık payları da artmış olur. Benzer bir şekilde ailesinden sürekli şiddet gören bir çocuğun ilerde aile kurduğunda çocuğuna ya da eşine de şiddet uygulaması muhtemeldir değil mi?. Hep şöyle derler ya:” Bu adam çocukken de çok şiddet görüyormuş”. Bu nasıl oluyor sizce?. Bu adam çocukken şiddet görüyorsa o yaşlarda bu durumun hoşuna gitmediği, bu durumdan yakındığı bir gerçektir. O zaman niye aynı şeyleri yani şiddeti çocuklarına yapmış ki deriz doğal olarak.
Ama madalyonun öbür yüzü hiç de bizim düşündüğümüz gibi değil. Davranışı yapmaması yönünde ailesi tarafından sürekli ceza olarak şiddet gören bir çocuk ceza görmemek için o davranışı yapmaz ya da bastırır ve zamanla da bu duruma alışır. Burada ailenin uyguladığı ceza yöntemi tabi ki yanlış ama önemli olan bu durumun çocukta neleri değiştirdiğidir.
Ailesi tarafından istenmeyen bir duruma uyum sağlatılan bir çocuk için artık o istenmeyen durum kendisi için de istenmeyen bir hale gelir. Örneğin babası tarafından eve geç geldiği için sürekli azar işiten bir çocuk azardan kaçınmak için geç kalmamaya özen gösterir. Geç kalmamaya dikkat ettiği sürece artık bu davranışa uyum sağlar ve kişiliği de o yönde etkilenir. Yani çocuk, annesi eve geç geldiğinde niye geç geliyorsun diye ondan hesap sorabilir. Aynı şekilde bu çocuk ilerde aile kurduğunda çocuklarının geç kalmayı alışkanlık ettikleri durumlarda onları azarlayabilir ya da şiddet uygulayabilir. İşte olaya bir de bu yönden bakmak gerekir.
Başta da dediğim gibi çocuk aileyi yansıtır. Yani aile içinde yetişerek olumlu, olumsuz birçok özellik kişiliğinin de bir parçası olabilir.
Ebeveynlerin oluşturduğu ya da oluşturacağı aile ortamlarının çocuklarının geleceklerinde önemli izler taşıyacağı unutulmamalıdır. Her ailenin amacı çocuklarına güzel bir gelecek sunmaksa bu işe önce kendilerini ölçüp tartarak yani kendilerine özeleştiri yaparak başlamalıdırlar. Ebeveynler çocuklarını bir duruma uyumsatmaya çalışıyorlarsa bunu sağlıklı bir iletişimle yapmalıdırlar. Yani çocuklarını gerçekten anlayarak, tanıyarak, onların gereksinimlerine saygı duyarak bunu becermelidirler. Emin olun ki eğer bir aile bu şekilde yaparsa çocuk da ilerde aynı şekilde olumlu davranışlarda bulunur. Eğer sağlıklı bir iletişim kurmayı bilmiyorsak öğrenelim, araştıralım, soralım.
Unutmayın çocuklarınız sizin geleceğinizdir.
Ömer Fahri ÖZTAŞ
Psikolojik Danışman